Kendimize Değer Vermek

Kendimize Değer Vermek

KENDİMİZE DEĞER VERMEK
Çocuğunuz ya da eşiniz bir şey yapmak istiyor ve siz onu daha dinlemeden “ olmaz” dediniz.
Karşınızdaki kişinin ürettiği +5 enerji ve sizin ürettiğiniz -5 enerji ailenizdeki enerjiyi sıfırladı.
Ben kendime değer vermezsem, sen neden bana değer veresin ki ?
Hayattan değer görmek mi istiyorsunuz ?
Önce siz kendinize değer verin. Bu bencillik değildir. Siz güçlü olmazsanız kimseye faydanız olmaz. Ben güçlü olmazsam, size faydam olmaz !
Sıkıntısı olan bir bayan danışanımla çalışma yapıyorduk. Ve zaman içinde anladık ki annesi de aynı sıkıntıyı yaşamış. Bayan, kocasının sürekli onu aldattığını söylüyordu.
“Nerden biliyorsun?” dediğimde hissettiğini söylüyordu.
Bende ona “Baban anneni aldattı mı diye sordum?
Biraz düşündü ve “Ben sekiz yaşındayken, babam annemi aldatmıştı ” dedi.
İşte bu atalardan gelen bir kayıttır.
Ve o bayan çocukken annesi gibi olmak istemediğini söyledi.
Sistem bunu “Anneni madem ki yargılıyorsun, annenin yaşadıklarını sende yaşa ve gör” ve maalesef evliliğinde annesinin yaşadığını yaşadı. Korktuğumuz genelde başımıza geliyor. Evrene hangi mesajı gönderirsek onu alırız. Aldatmaya odaklandığınızda aldatılmayı çekersiniz.
DEĞERSİZLİK DUYGUSU ÇATIŞMA GETİRİR
Günümüz ilişkilerinde çiftler özverilerinin ya da fedakarlıklarının karşısındaki tarafından anlaşılmasını istiyor. Kendi kurallarıyla karşısındakine yaptırım yapmak istiyor. Bu tutumu sadece eşler özel hayatında değil, çevrelerinde de yaşıyorlar. Sürekli verici taraf konumunda kalıyor ve bunun sonucunda nankörlük gördüklerinde dengelerini kaybediyorlar. Değersizlik duygusuna kapılıyorlar. Değersizlik duygusuna kapıldıklarında çiftler arasında çatışmalar başlıyor.
Çatışmaların başında çiftler sorunu çözmek yerine birbirlerine sırtlarını dönüyorlar. Eğer ben evimin içinde bolluk ve bereket istiyorsam, evimin içindeki bütün bireylerle takım arkadaşı olduğumu bilmem gerekiyor.
KANODA TERS KÜREK ÇEKMEK
Örneğin: Siz ve aileniz bir kanoda dalgalı bir nehirde kürek çektiğinizi hayalinizde canlandırınız. Eşiniz ve çocuklarınız sizin takım arkadaşlarınız. Eğer siz kayıkta giderken küreği alır yanınızdakinin kafasına vurursanız kendi kayığınızı sabote etmiş olursunuz.
Veya kanoda biri kızdı ve sırtını döndü, ters yöne kürek çekiyor, sizde başka yöne kürek çekiyorsunuz. Sizce kayığınız ilerler mi? Sadece yerinde sayar durursunuz ve her zaman yorulursunuz. Unutmayın yaşamınız akıp giden bir nehirdir ve bunu durduramazsınız. Bu nehirde güzel manzaralar, şelaleler de var, kayalıklar, uçurumlar da.
AİLEDE GÜVEN ÇOK ÖNEMLİ
Ailede güven çok önemli bir faktördür.
Örneğin çocuğunuz ya da eşiniz bir şey yapmak istiyor ve siz onu daha dinlemeden “ olmaz” dediniz.
Karşınızdaki kişinin ürettiği +5 enerji ve sizin ürettiğiniz -5 enerji ailenizdeki enerjiyi sıfırladı.
Ve karşınızdaki kişi ne kadar uğraşırsa uğraşsın hayalini kurduğu işte başarıyı yakalayamaz. O yüzden aile içinde herkesin birbirine değer vermesi ve saygı duyması çok önemli bir faktördür.
“Son birkaç yıldır göremediğimiz negatif enerjiler yaşadığımız ilişkileri yıkmaya çalışıyor. Bir erkeği dengeleyen karısıdır. Kadınla erkeğin arası açıldığında o yuva karanlığa gömülüyor ve ışığını kaybediyor. Negatif enerjilerin görevi bu yuvayı yıkmaktır. Lütfen artık piyon olmayın.”
Aileler için Korunma Olumlaması: “
Ben, Eşim ve yuvam İlahi koruma altındayız”.

Sevgi ve Aşkla
Bülent Gardiyanoğlu
http://www.bulentgardiyanoglu.com
Facebook: www.facebook.com/bgardiyanoglu
Twitter: www.twitter.com/bgardiyanoglu

YASAL UYARI: Bu haber tatiluzmani.tv web sitesinin özel haberidir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz, alıntı yapılamaz ve çoğaltılamaz. Aksi takdirde yasal işleme başvurulacaktır.

Yaşam

Bu Yazıya Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir