Hindistan’ın başkenti Delhi

Hindistan’ın başkenti Delhi

Hindistan’ın başkenti Delhi en büyük havalimanlarının yol üstünde bulunan, ülkeye girişte en çok kullanılan ikinci şehirdir. Hava, tren ve kara yoluyla ülkenin tüm kısımlarına bağlanır. Aralarında Shahjahanabad ve Qutb Minar’ın da bulunduğu yedi ayrı başkentin kalıntılarına rastlanabilir. Burada yer alan müzeler, sanat galeri ve kültürel merkezler Hindistan’dan ve yurtdışından en iyi sergi ve performansları çeker. Alışveriş ülkede satın alabilecek hemen hemen her şeyi kapsar; en lüksünden daha mütevazi olanına bir çok otel vardır.delhi En büyüleyici olanıysa Delhi’nin, geniş bir parka kurulmuş 13. yüzyıldan kalma Lodi Kralları mozalesinden ultra modern krom ve cam gökdelenlerine; Hindistan’ın görkemli Parlemonto Binası ve Başkanlık Sarayından Jama Masjid’ı çevreleyen bitmek bilmeyen surlarına uzanan karakteridir. Delhi aynı zamanda tamamı kara yoluyla birbirine bağlı olan komşu bölgelere kısa gezintiler için de idealdir.
Bharatpur Asya’daki en büyük kuş yoğunluğuna ve çeşitliliğine sahip 29 kilometrekarelik kuş cennetiyle ünlüdür. Bharatpur’da yerel ağaç türleri ve Temmuz-Ağustos ayında ürüyen su kuşları görülebilir. Ancak, kuş cenneti nesli tükenmekte olan ak turna dahil bir çok göçebe türün kış konağı olarak dünya çapında dikkatleri üzerine çekmiştir. Rajasthan kraliyete ait bir av köşkünün bir otele dönüştürüldüğü Sariska mutlak koruma alanına ev sahipliği yapmaktadır. Sariska’nın yaban hayatı kaplan,panter,geyik ve antilobu kapsar.Agra ve yanıbaşındaki Fatepur Sikri şehri Delhi’ye oldukça yakındır, kalınabilecek standart konforda otelleri olsa da bir yolcu otobüsü veya taksiyle tam günlük bir gezi düzenlenebilir. Tac Mahal’in yanı başında Agra Fort, Sikandra, Ram Bagh ve Itmad-ud-Daulah yer alır. 35 km mesafede Mughal şehri, Fatepur Sikri imparatorluk kalıntıları yer alır. Agra ve Fatepur Sikri yalnızca Babür imparatorluğu tarihinin zengin mirasları değildir, aynı zamanda Hint ve İslam unsurlarını bir araya getiren en iyi mimari örneklerdir.Ülkenin en büyük buğday üretim alanı olan Pencap Hindistana kara yolundan giriş noktasıdır. Eyalet spor ve dokuma ürünleri imalatıyla da bilinir. Sihlerin en kutsal tapınağı Amritsar’daki Altın Tapınaktır, tapınağın kubbesi altın varakla kaplı olduğundan adı Altın Tapınaktır.Hem Pencap hem de Haryana’nın başkenti olan Chandigarh tek bir mimar tarafından, Le Corbusier tarafından tasarlanan ve planan tek Hint şehridir. Geniş yolları ve ferah yerleşim bölgeleri ile bir model olan şehir Sukhna Gölü, Pinjore Bahçeleri, Gül Bahçeleri ve Kaya Bahçeyi görmek için mükemmel gezinti alanıdır. Himachal Pradesh güzel yazları ile popüler bir tatil beldesi olan küçük bir eyalettir.delhi-2 İngiliz yönetimi boyunca eyaletin başkenti ve eski yazlık başkent olan Shimla’da Hindistan’daki İngiliz Yönetimi hala hissedilmektedir. Kullu-Manali palmiye ağacı ile kaplı tepeler ve gür çayırlarla çevrili komşu beldelerdir. Himachal popüler yazlık beldelerin yanı sıra oltacılar, trekking meraklıları ve sakin bir kaçış isteyenler için ideal olan saklı köşeler sunar. Bunların arasında Shimla – Mashobra, Kufri, Naldehra yer alır; Kullu-Manali yakınlarında ise Manikaran, Naggar ve Brighu Gölü vardır; Lahaul ve Spiti’nin zar zor erişilebilir vadileri trekking meraklıları için idealdir.Uttar Pradesh’de, Lucknow Oudh’un saltanatı mahkemesiyle ve ardından İngiltere ile bağlantılıydı. Şehirde varlığını sürdüren her iki gelenek de aralarında Bara imambara’nın da olduğu en güzel anıtları şehre kazandırmıştır. En doğuda, Hindistan’daki en eski şehir olan Varanasi yer alır. Hintli hacılar için önemli bir merkez olup, Varanasi’de ölenlerin yeniden doğum döngüsünden serbest bırakılacağına inanılır. Dindar Hintliler son günlerini bir din görevlileri topluluğu tarafından yönetilen sade ve süssüz komünlerde yaşayarak geçirmek için Varanasi’ye gelir. Bir ziyaretçi için ilgi odağı Ganj Nehridir. Nehre giden basamaklarda, insanlar nehirde banyo yaparak günahlarından arınır, ölüler yakılır ve din adamları meditasyon yapar. Şehrin dar sokaklarından pirinç eşyalar ve ipek kumaşlar satan kapalı pazarlara çıkılır.Ladakh siya iç karartıcı çorak dağlarıyla eyaletin en kuzeydeki şehridir. Tepe dornğundaki manastırlar ve renkli yaşam biçimi, çevrendekilerle tamamen tek başına olabilmek Ladakh’ı günümüz dünyasında Tibet Budizminin en güzel gelenelderinden biri haline getiriyor.Hindistan’ın çöl eyaleti olan Rajasthan hisarlarda ve otellerde feodal geleneklerin hala sürdüğü ve bir zamanlar kraliyet krallıklarnın bir araya geldiği bir eyalettir. Başkent Jaipur hükümdarların kalesiydi, şehirde yer alan üç adet yüksek kale ve bir dizi saray görülmesi gerekli önemli yerlerdir. Şehrin etrafnı çevreleyen duvarlarda kullanılan taşın renginden dolayı Pembe Şehir olarak bilinen Jaipur’un pazarlarında nakışlı deri ayakkabılar, mavi çömlek, düğümlü eşarplar ve diğer egzotik eşyalar satılır.delhi-3
Rajastan’ın kuzeyinde yer alan Shekhavati’ye Jaipur’dan arabayla ulaşılabilir. Burada görülmesi gereken yerler duvar resimleriyle dekore edilmiş yerel tüccarların terk edilmiş konaklarıdır. Konular ve tarzlar çok farklıdır ve Hindistan’da başka bir yerde görülmez. Hemen yakınındaki Dundlod ve Mandawa’da şimdilerde göz alıcı otellere dönüştürülmüş hisarlar yer alır.
Nadiren ziyaret edilen Bundi ise sarayıyla ve eyaletin meşhur olduğu tarzda yapılmış fresk galerisiyle meşhurdur.Bombay’dan hava ve kara yoluyla kolayca erişilen Udaipur ve çevresi Rajasthan’ın diğer bir yüzüdür. Çölden çok uzaktaki Udaipur ağaçlarla kaplı Aravalli tepelerinin eteklerinde yer alır. Şehirdeki üç göl şehrin gezip görülecek yerlerini oluşturur, buradaki ilgi merkezi Şehir Sarayını ve diğer gösterişli evleri oluşturan bal rengindeki saraylardır. Rajasthan’nın en geniş ve en eski saray kompleksinin kubbeleri Pichola Gölüne bakar, göldeki iki adalar bir Saray Oteline bir de Eğlence Sarayına ev sahipliği yapar. Şehir Sarayı lüks bir otele ve bir müzeye dönüştürülmüştür. Pichola Gölünün kıyıları önceleri saray mensuplarına ve saray hizmetlilerine ait olan çok sayıda badanalı evle kaplıdır.
Udaipur’dan 112 km mesafede 24 km’lik bir alanı kapsayan Chittaurgarh kalesi yer alır. Parçalanmış kalıntılar ve ıssız saraylar bir zamanlar Udaipur hükümdar ailesinin entrika, kahramanlık ve romantizm merkeziydi. Daha da romantiği ise yerel halkın bulutlara dokunduğuna yemin ettiği Kumbhalgar’dır. Aslında Rajasthan’daki tüm kalelerin en yükseği olduğundan bulutlara dokunur. Kumbhalgarh hemen yakında komforlu küçük bir otele sahiptir.Mt. Abu Rajasthan’ın tepelerindeki tek tatil yeridir, Aravallis buradan geçer ve Udaipur’dan kara yoluyla bağlanılır. Dilwara Jain tapınakları şehrin görülecek en güzel yeridir, Hindistan’daki Jain tapınak sanatının en iyi örnekleri arasında yer alır. Mt. Abu Rajasthan beyliklerinin eski hükümdarlarının yaz saraylarıyla çevrili büyük bir göle de sahiptir.
Batı Rajasthan tarihi, yaşam tarzını ve mimariyi şekillendirmiş Thar çölünün kalbinde gezilecek bir yer oluşturur. Şimdi bir müze ve otele dönüştürülmüş bir art deco kraliyet sarayı olan Jodhpur’un zarif sevimli kalesi ve çekici pazarları soylu eyelet geçmişini doğrular. Çölün kalbinde yer alan Jaisalmer kum renkli kaleyi ele geçirilemez kılan kum tepeleriyle çevrilidir. Bikaner kum taşından sarayları, tapınakları ve anıt mezarlarıyla geçmişten izler taşır.

YASAL UYARI: Bu haber tatiluzmani.tv web sitesinin özel haberidir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz, alıntı yapılamaz ve çoğaltılamaz. Aksi takdirde yasal işleme başvurulacaktır.

Yurtdışı Tatil

Bu Yazıya Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir